Bahçıvan Grup
Aysun TEKEŞ YÜKSELBeslenmeYAŞAM

ÖZEL BİR GIDA: BAL

Gerçekten bileşen ve etkileri yönünden son derece özel bir gıda olan bal, beslenme ve sağlık açısından da çok önemli bir gıdadır. Karbonhidrat, su enzimler, proteinler, hormonlar, aminoasitler gibi çok sayıda mikro ve makro bileşenlerden oluşur.

Bal konusundaki ilk yazılı kaynakların M.Ö. 2100-2000 yıllarına dayandığı ve bir Sümer tabletinde balın ilaç ve merhem olarak kullanılmasından bahsedildiğine dair kaynaklar bulunmaktadır. Çok eski bir geçmişi bulunan balın fiziksel ve kimyasal özellikleri, elde edildiği coğrafi bölgeye, bitki örtüsü özelliklerine, mevsime ve depolama şartlarına göre değişir.

%70-80‘i karbonhidratlardan oluşan bal yüksek enerji değeri ile özellikle çocuklar ve sporcular için önemli bir enerji kaynağıdır. Yine yüksek enerji ve karbonhidrat özellikle şeker içeriği bakımından kahvaltıların vazgeçilmezi olsa da fazla tüketildiğinde fayda yerine zarar verebilir. Bu yüzden her gıdayı olduğu gibi balı da kontrollü tüketmekte fayda var. Özellikle 1 yaşından küçük bebeklere verilmesi kesinlikle önerilmez. Nedenine gelince;

Balda arıların bal yaparken bıraktıkları Clostridium Botulinum bakterileri bulunur. Toksik etkiye sahip bu bakterilerin belli miktarına kadar tolere edecek mikro organizma florası yetişkin barsağında bulunmasına karşın, henüz 1 yaşına gelmemiş bebeklerde barsak florası gelişimini tam tamamlamadığı için bebeklerde zehirleyici etkiler görülebilir. Bu yüzden bebeklerde ancak 1-2 yaşından sonra bal önerilmektedir.

Balın içerdiği mikro ve makro bileşenlerden kaynaklı olarak, olarak antimikrobiyel, antioksidan, antiinflamatuar, antimutagenik, antikanserojen etkileri de bulunmaktadır. Yani bal bazı bakterilerin, virüslerin, parazitlerin üremesini engelleyici özelliktedir. Bu özellikleri balın, koruyucu madde olarak kullanılmasına ve bağışıklık sistemi üzerinde etkin rol almasına neden olmaktadır. Bağışıklık sistemi üzerindeki etkilerinden dolayı kışın gribal enfeksiyonlara karşı koruma amaçlı daha fazla tüketilmektedir. Ayrıca bazı kanser türlerine karşı da koruyucu etkisi olduğu yönde çalışmalar bulunmaktadır.

İçerdiği triptofan maddesi sayesinde beyni yatıştırarak rahat uykuya zemin hazırlayan bal; ılık bitki çayı ya da süte karıştırılarak gece tüketildiğinde rahat uykuya yardımcı olur. Bununla beraber bal yüksek ısıda toksik etki gösterdiği için asla aşırı ısıya maruz bırakılmamalı, sıcak değil ılık içeceklere katılmalıdır. Balın kristalize olması, donması kalitesinin yüksek olduğunu, doğal olduğunu gösterirken, tüketmek için eritmek ve özellikle bunu yüksek ısıda yapmak ne yazık ki tavsiye edilemez. Bala toksik özellik kazandırırken besin içeriğini de zedeler. Bu durumda, ılık odada bırakarak yumuşamasını sağlamak ya da ılık suda benmari usulü yumuşatmak yeterli olacaktır.

Öksürüğe de yatıştırıcı etkisi bulunan bal, damar açıcı özelliklerinden dolayı da kalp hastalarına önerilmektedir. Diyabetli hastaların kontrollü tüketmesi gereken bal, içerdiği kalsiyum ve rahatlatıcı özelliği bakımından hafıza dostudur.

Bal besin maddesi olması yanında eski Mısırlılar, Asurlular, Çinliler, Yunanlılar ve Romalılar tarafından şifalı otlarla birlikte veya tek başına açık yaralarda, yanıklarda, katarakta, ülser tedavisinde, göz ağrılarında tıbbi amaçlı kullanılmıştır.  Balın cilt iltihabı ve ödemi önleyici etkileri de bulunmaktadır. Yara iyileşmesini artırmakta ve doku yenilenmesini hızlandırmaktadır. Bal yara tedavisinde fiziksel özellikleri nedeniyle, koruyucu bir bariyer sağlamaktadır. Dermatid, saç dökülmesi gibi sorunlara da iyi gelen bal, aynı zamanda cildi nemli tutar ve temizler. Bu özellikleri bakımından harika bir cilt toniğidir.

Arıcılık ürünlerinin bir başkası olan polenden de kısaca bahsedelim.

Nedir POLEN?

Çiçeklerin erkek üreme organı olan polen, arıların ayaklarına yapışarak kovana taşınır. Polenler, madensel tuzlar, çeşitli aminoasitler, pigment, enzim, ferment, doğal hormon ve karbonhidratlarla sodyum, magnezyum, demir, silisyum, çinko, bakır, alüminyum, nikel, titanyum gibi mineraller ve ayrıca; A, C, D, E, H, P ve b kompleks vitaminleri içerirler. Tüm bu zengin içeriği ile polen;

Barsak ve deride iltihaplanmaya iyi gelir,
sinirleri gevşeterek yatıştırır

İştah açıcıdır

Kandaki alyuvar ve hemoglobin oranını arttırır

İshali keser

Alerjik reaksiyonları yatıştırır. (Kişinin polene alerjisinin olmadığından emin olunmalı)

Yüksek tansiyonu dengeler

Burada dikkat edilmesi gereken en önemli nokta; polen karaciğer börek rahatsızlığı olanlara ve gebelere önerilmez. Ayrıca polen kendisi de alerjik bir ürün olduğundan tüketilmeden önce kişinin polene alerjisi olmadığından emin olunmalı. Günlük kullanımı ½ tatlı kaşığını hiçbir şekilde geçmeyeceği gibi, yaşa kiloya bağlı olarak daha da az alınması önerilebilir. Polen asla danışılmadan ve hakkında yeterince bilgi sahibi olunmadan rastgele kullanılmamalıdır. Aynı şekilde her yönüyle mucizevi bir besin olan bal da yine sonuçta yüksek şeker içeriği göz önünde tutularak dikkatli kullanılmalıdır.

Aysun TEKEŞ TÜKSEL

Gıda Müh/Holistik Beslenme Koçu

İnstagram: @hedef_sagliksa

KAYNAK

Gürbüz, Semra. “SAĞLIK VE BESLENME AÇISINDAN BAL.” (2018).

İlgili Makaleler

İçeriğe yorumunuzu yazabilirsiniz.

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu
%d blogcu bunu beğendi: