Bahçıvan Grup
Harun DağlıPsikolojiYAŞAM

İÇİMİZDEKİ SOĞUKLUK – Yazıldıktan 77 Yıl Sonra Basılan Sakıncalı Şiir

İçimizdeki Soğukluk

Tesadüfen karanlık ve acı soğuğun içlerine işlediği bir yere hapsolmuş altı insan vardı.

Ve her birinin elinde bir odun kütüğü vardı ya da hikayemiz öyle anlatır.

Körüklenmeye muhtaç, sönmek üzere olan bir ateşin etrafında toplanmışlardı.

  • İlk kadın, ateşin etrafındaki yüzlere bakınca birinin siyah olduğunu fark etti,

Ve elindeki kütüğü ateşe atmakta tereddüt ederek kendini geri çekti.

  • Yanındaki adam, etrafındakilere baktığında kendi ibadethanesine giden birini göremedi,

Ve böylece o da kendini çekip, elindeki odunla ateşi beslemekten çekindi.

  • Üçüncüsü, yırtık pırtık kıyafetlerle oturduğu yerden ceketini çekiştirip etrafındakilere baktı,

Niye kendi kütüğü kullanılmalıydı ki? Fakirin malının her zaman olduğu gibi zengini ısıtması için mi?

  • Dördüncü kişi zengin biriydi; arkasına yaslandı, servetini düşündü derin derin,

Ve kazanımlarını tembel ve beceriksiz yoksullardan koruması gerektiğini düşünerek ateşi beslemedi.

  • Beşinci olan siyah adamın yüzünde, ateş sönmeye yüz tutmasına rağmen okunabilen bir intikam vardı,

Elindeki kütüğüne baktığında gördüğü tek şey, bunun beyazlara meydan okumak için bir fırsat olduğuydu.

  • Bu umutsuz gruptaki son kişi, kendisini akıllı sanan uyanıklardandı,

Sadece kazanmayı düşünüp, sadece verenlere vermek üzerine kurulan bir oyun planı vardı.

Sönmüş ateş etrafında ölü bulunan altı kişinin her birinin elinde onları sabaha çıkaracak odun kütükleri vardı,

Her biri, insan günahının kanıtı olarak ellerindeki odunları sımsıkı tutarak can vermişlerdi.

Onlar aslında dışarıdaki acı soğuğun etkisinden ölmemişlerdi;

Her birinin kalplerine işlemiş içlerindeki soğukluktan öldüler.

  • James Patrick Kinney –

1923 yılında James Patrick Kinney tarafından yazılmış olmasına rağmen, bu şiir 2000 yılına kadar basılmamış.

İçimizdeki Soğukluk” şiiri bizlere, birbirimize karşı hoşgörü ve sevgiye sahip olmamız gerektiğine işaret ediyor. Küçük bir hikâye aracılığıyla hepimize ihtiyacımız olan faydalı bir mesaj veriyor.

Altı insan kendilerini aşırı soğukta bir arada sıkışmış halde bulur. Soğukta hayatta kalmak için tek umutları olan ateşleri hızla ölüyordu. Her birinin elinde bu ateşi diri tutacak bir odun kütüğü de mevcuttu. İçlerinden biri ölmekte olan ateşi beslemek için elindekinden vazgeçebilse, hepsinin hayatta kalma şansı vardı. Ancak ne yazık ki hiçbiri şu ya da bu nedenle elindekini karşılıksız vermeye hazır değildi. İşte bu yüzden dışarıdaki acı soğuktan daha çok, içlerinde taşlaşmış kalplerinden, yani kendi içlerindeki soğuktan hepsi ölür.

Bu “İç Soğukluk” toplumumuzda hızla artan başkalarına karşı olan duygu eksikliğine işaret eder. Bu zulüm, kayıtsızlık, nefret, ‘bana ne’cilik, vurdumduymazlık, bencillik gibi duyguları kapsar.  Sanırım şiirin ana fikri ve hepimizin alması gerek mesaj; birbirimizi sevmesek de hoş görmemiz ve anlamaya çalışmamız gerektiğidir.

Birbirimize karşı nazik ve cömert olmayı öğrenmeliyiz. Politikanın, politikacıların, dinin, rengin veya başka herhangi bir önyargının kaba, bencil ve hatta kendi kendine zarar verici olmasına izin vermemeliyiz.

Kalbinizin insanlara ve insanlığa karşı soğumadığı, başkalarına karşı hoşgörü ve birlikte olma duygularını kaybetmediğiniz, insanları din, dil, ırk, görüş ve düşüncelerinden dolayı ayrıştırmadığınız, sevecen ve sımsıcak bir kalp diliyorum hepinize.

Harun Dagli

Sorular ve yorumlarınızı sayfanın altındaki iletişim kutusundan bize kolayca iletebilirsiniz.

Yazar: contact@speak2impress.com

Editör: editor@objedergi.com

Yazarın Web Sitesi: www.speak2impress.com

İlgili Makaleler

İçeriğe yorumunuzu yazabilirsiniz.

Başa dön tuşu
%d blogcu bunu beğendi: