Bahçıvan Grup
Fasulye DoktoruSerbest YazılarYAŞAM

Dişiliğiniz ile Kişiliğiniz Çatışırsa Ne Olur?

Küçüklükten itibaren bize empoze edilen cinsel kimliğimizi yaşamın bir yerlerinde taşımak yük gibi geliyor, birden bırakıyoruz. Belki yaşanılan olayların etkisiyle, zarar görme sebebimizin kadınlığımız olduğu düşüncesi bizi böyle düşünmeye itiyor. Toplumda sürekli konuşulan, yasaklanan, bazen hor görülen, bazen de annelik ile yüceltilen cinsel kimliğimizi giderek yok ediyoruz.

Bilinçaltımızda dönen dolapları bilseydik yine aynı şeyi mi yapardık?

Sanmam. İnsanın kişiliğini oluşturan en önemli şeylerden biri cinsel kimliktir.

Küçükken uğranılan bir taciz, sıkılan popomuz, yeni baş vermiş mememizin ellenmesi… Kim bilir belki daha neler…

Sürekli tembih edilen, kıvırmadan yürü, başını kaldırma, kimseyle göz göze gelme, lafa karışma, yalnız gitme, kızlar gülmez, kızlar koşmaz, bisiklete binmez, top oynamaz azarları da cabası.

Ergenliği hasarsız atlatsanız bile, bir kadın olarak önünüzde, baskılanacak, bazen aşağılanacak, bazen istismar edilecek koca bir hayat olacak. Meslek seçiminde bile kadınlara uygun mesleklere yönlendirileceksiniz. Bazen sadece kadın olduğunuz için o işe alınmayacaksınız. Maazallah işyerinin düzeni bozulur, huzursuzluk çıkar, neme lazım, kadın çalışanla olmaz denilecek.

Eş seçerken de kadınlığınızı ne kadar maharetli kullandığınıza bakılacak. Kadınlık yemek yapmak, temizlik yapmak, çocuk doğurmak, yetiştirmek, edilgen olmak, söz dinlemek gibi kriterlere indirgenecek.

Hem sert ve eril, hem de edilgen bir dişi olmak arasında sıkışırız.

Sürekli toplumun size empoze ettiği model kadın olmak için çabalarken bir gün, bundan vazgeçeyim de üstümdeki şu yükten kurtulayım diyeceksiniz. İşte o zaman işler daha karışık bir hal alacak. Eril hareketler ve konuşma tarzını benimseyeceksiniz. Bu kez kendinize yabancılaşma yaşarsınız. Kadın olduğunuz ve cinsel dürtüleriniz olduğu düşüncesini nereye kadar bastırabilirsiniz ki?

Diyelim ki başardınız, bir süre sonra içinizde oluşan karşı cinse karşı ilgi hasebiyle kadınlığınızı yeniden ortaya çıkarmaya uğraşacaksınız. Bir öyle bir böyle derken yaşadığınız karmaşa sizi yoracak. Zaten eğer dişiliğinizi uzun zaman bastırdıysanız, muhtemelen istediğiniz o kadın olamayacaksınız. Yılların alışkanlığı ve kalıplarıyla baş etmek kolay olmayacak.

Sürdüremediğiniz ilişkilerinizi gözden geçirip, nerede yanlış yapıyorum dediğiniz bir gün, kadın kimliğini başarıyla taşıyan, aynı zamanda işinde ve sosyal hayatta imrenilerek bakılan, erkeklerin hayal ettiği eş modelinde bir kadın göreceksiniz.

Bu kadın görüntüsüyle size bile feminen yanını hissettirecek, imrendirecek, kadının vericiliğini, fedakarlığını, üretkenliğini, duygusallığını ve toplumun işaret ettiği tüm her şeyi bir anda anlamanıza sebep olacak.

Yaşadığınız farkındalığın kıymetini bilin. Zira, şimdiye kadar neyi yanlış yaptığınız konusunda önünüzde harika bir örnek var. Bir insan hem kişiliğini hem de cinsel kimliğini pekala başarıyla taşıyabilir.

Şimdiye kadar kendinize yaptığınız yatırımları düşünün. Okuduğunuz kitaptan, giyim tarzınıza, seçtiğiniz meslekten, yaşadığınız şehre, birlikte olduğunuz insandan, arkadaş çevresine, dışarıya yansıttığınız kişi tam olarak siz misiniz, yoksa hepsi bir şeyleri örtmek için taktığınız maske mi?

Kendinizi her yönünüzle kabullendiğiniz, zihninizi özgür bıraktığınız, kadınlığınızla barışık, sağlıklı ve huzur dolu bir yaşam dileğiyle…

Fasulye Doktoru

İletişim

Yazar: fasulyedoktorum@gmail.com

Editör: objedergi@gmail.com

İlgili Makaleler

Bir Yorum

  1. Yazınız gerçekten Türk kadınını yansıtmış, Ben Avrupa da yaşadığım için buradaki ikinci kuşaktan örnek vereyim birisinin eşi olmak ve özgür olmak arasında kalan kadınlarımızın yüzde 90 ı boşanıyor, Çünkü Avrupalıların özgürlüğünü isteyen kızlar aile baskısından kurtulmak için evlenmeyi seçiyor evden kaçış yolu olarak görüyorlar evliliği sonunda eğer birde çocuğu olmuşsa dram halinde bir hayat çıkıyor ortaya arada kalan çocuklar a oluyor olan da çok acı olaylar yaşanıyor bir gün umarım gördüklerimi anlatma fırsatı olur..
    Üstün Pala

İçeriğe yorumunuzu yazabilirsiniz.

Başa dön tuşu
%d blogcu bunu beğendi: