Bahçıvan Grup
Fasulye DoktoruHikayelerSANAT

Program Partisi Hükümetine Bekar Darbesi

Sene 2095

Pandemi 2020 yılından itibaren yıllarca sürmüş ve Türkler bulduğu tek çözümle ülkedeki karışıklığı tamamen bitmiştir. Ülke yönetimi bilgisayar programcılarına teslim edilmiştir. Program Partisi (PP) girdiği tüm genel ve yerel seçimleri kazanmış, muhtarlık dahil yönetime geçmiştir.

Artık devletin tüm kurumlarında otomasyona geçilmiş ve her şey sosyal medyadan yürütülür olmuştur. Bu yeni sistem sayesinde vatandaşların işleri hızla çözülürken, kolayca bilgi almaktadırlar. Yazılı basının yerini sosyal medya almıştır. Başkan dahil tüm bakanlar ve belediye başkanları tivit atarak demeçler vermektedir.

Evden çıkmaya pasaport şartı getirilmiş, çöp atma, alışveriş yapma, muayene olma, hatta çocuk doğurmak bile evde pc başında gerçekleşmektedir. Sosyalleşme yüz yüze yapılamadığından, evlilikler sosyal medya üzerinden tanışıp, dijital imza ve evlendirme dairesine atılan bir mail ile yapılmaktadır.

Tüm iş hayatı evden sürmektedir. Program Partisi tüm alt yapıyı halletmiş, fabrika işçileri bile evde pc başında, her şeyi robotik sistemlerle halletmektedir.

Sürekli evde oturmaktan obezite baş göstermiş, her eve koşu bandı kampanyasıyla bu sorunu aşmaya çalışmışlardır. Diğer yandan evde bolca vakit geçiren çiftler sıkıntıdan seviştiklerinden nüfus patlaması yaşanmış, her aileye 1 çocuk yapma hakkı verilmiştir. 2. Çocuk için 100 bin lira bedel ödenmesi gerekiyormuş.

Kimse evden çıkmadığından suç oranı sıfıra kadar düşmüş. Emniyet genel müdürlüğü 14-18 yaş arası gamerlardan oluşan bir kadroya teslim edilmiş. Pasaportsuz dışarı çıkanın direk kafasına sıkan, tamamen otomatik kameralı sistem geliştirmişler.

Ufak tefek komşu kavgaları haricinde genel sorun evli çift kavgalarıymış. Cinayetler de genelde ev halkı arasında yaşanıyormuş. Kıskançlık tarihe karışmış. Bunun yerine yemeğin tuzu az, çorapları kirliye atmadın gibi sebeplerden cinayet işleniyormuş.

Bu sorun o kadar büyümüş ki, hükümet bu soruna çözüm bulmak için bir program yazmışlar. Böylece üçüncü kavgada otomatik boşanılıyormuş. Program analiziyle boşa çıkan yurttaşlar arasında en uygun kişiler yeniden eşleşiyormuş. İlk evlilikte 3 kavga, 2. Evlilikte beş kavga, 3. Evlilikte 8 kavga hakkı tanınmış.

Bu kez de birbirinden sıkılan çiftler, sosyal medyada birbirine yalandan küfürlü tivitler atarak 3 kavga ettik diye dijital mahkemelere koşmuşlar. Bu tarz evliliklerin adını Manipülatif Uzlaşmalı Tekli Alım (MUTA) nikahı koymuşlar. Toplumsal dejenerasyon baş göstermiş.

Bekarlar isyan çıkarıp Twitter’da #SevişmeHakkıEngellenemez diye tag yapmışlar. Marjinal bir grup ise #ArabadaSexChallange başlatmış. Artık dışarı çıkmak yasak olduğundan kimse araç kullanmıyormuş, bu sebeple araç mezarlıklarına gizlice gidip, ölümü göze alarak sosyalleşiyorlarmış. Bu uğurda sayıları 5.000’i aşan vatandaş otomatik kontrol sistemiyle vurulmuş.

Bu olaylar hükümetin canını sıkmaya başlamış. Azgın bekarları kontrol altına almak için onlara çipli robot göndermeye başlamış. Robotlar en fazla 1 ay dayanabiliyormuş. Ya kolu bacağı kopuyor ya da aşırı yüklenmeden dolayı ana kartı yanıyormuş. Hükümetin robot alım ihalesini alan inşaat firması malzemeden çaldığından, robotlar genç ve libidosu yüksek bireylere dayanamıyormuş.

Program Partisi ve Devlet Başkanı Muratcan KODUBOLOĞLU, durum kontrolden çıkıp, halk cinsel eylemle darbe yapacak diye korkmaya başlamış. Tedbir ve yasakları iyice sıkılaştırmış. Lakin ne yaptıysa bekarları bir türlü sakinleştirememişler. En sonunda sosyal medyada vatandaşların tivit atmasını yasaklamış. Haberler tek bir hesaptan atılıyor, tek bir ses konuşuyor, kimse hiçbir konuda fikrini yazamıyor, gerçekleri öğrenemiyor, evlenemiyor, yani sevişemiyormuş.

DM odaları kurarak örgütlenen halk, Youtube’da topluca dislike atmaya başlamış. Twitterda ise spamla haber hesaplarını, hatta bakanların hesaplarını kapattırmaya başlamış. İş çığrından çıkmış. Hükümet çaresiz kalınca, danışmanların aklına şeytanca bir fikir gelmiş. İnterneti komple kesmişler.

İnternet kesilince oluşan karmaşada kameralı silah sistemleri kapanmış. Fırsat bu fırsat, halk sokağa dökülmüş. Her köşe başında öpüşenler, kucaklaşanlar, sokaklarda çıplak koşanlar, halay çekenler… Halk ne yapacağını şaşırmış bir halde temas için duyulan 75 yıllık özlemi bastırmaya çalışıyormuş. Gündüz gözüyle Kızılay Meydanında 75 yıllık havai fişek patlatmışlar.

Sokağa çıkmamakta direnenler sadece titiz başak burcu vatandaşlar olmuş. Ertesi hafta hastaneler Covid-19 sebebiyle hastalarla dolmuş. 6 ay içinde hastalık tüm ülkeye yayılmış. Yıllardır dışarı çıkmadıkları için bağışıklık sistemi zayıflamış halktan geriye sadece başak burcu vatandaşlar hayatta kalmış. Hükümet başkanı dahil herkes mefta olmuş. Başak burcu olanlar hariç…. BİTTİ…

Fasulye Doktoru

İletişim için:

Yazar: fasulyedoktorum@gmail.com

Editör: editor@objedergi.com

 

 

 

 

 

 

İlgili Makaleler

İçeriğe yorumunuzu yazabilirsiniz.

Başa dön tuşu
%d blogcu bunu beğendi: