Bahçıvan Grup
Fasulye DoktoruHikayelerSANAT

KAYIP DEVE VE FİLOZOF KARDEŞLERİN HİKAYESİ

Kasabanın birinde iki filozof kardeş varmış. Kasabalılar onları pek sevmezmiş ama sözlerine ve bilgilerine çok güvenirlermiş.

Bir gün kasabadan birinin devesi çalınmış. Adam aramış, taramış deveyi bulamamış. Kasabanın yöneticisi kadıya gitmiş.

-Kadı efendi böyleyken böyle, devemi bulamıyorum. Tek varlığım o deveydi. Heybesi de yüklüydü. Bir heybesinde şeker, diğerinde yağ vardı. Kesin çalındı, demiş.

Kadı düşünmüş, taşınmış ve çözüm olarak:

-Filozof kardeşlere git, onlar bulur senin deveni, diyerek başından atmış.

Adam devesini kaybetmenin acısıyla, koşarak filozof kardeşlerin evine gitmiş. Devesinin kaybolduğunu ya da çalındığını, tek varlığının o deve ve heybedeki yük olduğunu söylemiş ve yardım etmeleri için yalvarmış.

Filozof kardeşler adamı dinledikten sonra, kalkıp kasabada dolaşmış. El elin üstünde, el de götte filozoflar önde, adam arkada kısa bir süre dolandıktan sonra, aralarında fısır fısır bir şeyler mırıldanmışlar. Kardeşlerden biri adama dönerek, konuşmaya başlamış:

-Senin devenin heybesinin sağında şeker, solunda yağ vardı.

Devenin sağ gözü de kördü.

Üstelik deven güdüktü, kuyruğu yoktu.

Adamın birden rengi değişmiş ve bu kadar da isabetli tahmin olmaz diye sinirlenerek;

-Devemi siz çaldınız, diye filozof kardeşlerin üzerine yürümüş.

Filozof kardeşler hiç istifini bozmadan, gayet sakin bir sesle;

-Neden deveni bizim çaldığımızı düşündün?, diye sormuşlar.

Adam hiddetle konuşmaya başlamış;

-Her şeyi bildiniz. Devemin sağında şeker, solunda yağ vardı. Devemin bir gözü kördü. Kuyruğu da yoktu. Çalmasaydınız, hiç görmediğiniz devemi bu kadar bilemezdiniz, demiş.

Filozof kardeşler, açıklamış.

-Karınca şekere gelir, sinek de yağa. Evin çevresinde bolca sinek ve karınca vardı. ,

Deve sıçarken dışkısını kuyruğuyla silkeler, ama her yer lapa lapa bok.

Ayak izlerine bakınca deve sola doğru yan yan yürüyor, yani sağ gözü kör.

Hava kararmaya başladığından, adam filozof kardeşlere;

-Evimde kalın, misafirim olun, ertesi gün aramaya devam ederiz, demiş. Etli yemek ve çorbadan oluşan güzel bir sofra kurmuş ve odadan çıkıp, kapıdan onları dinlemeye başlamış.

Filozof kardeşler etli yemeği yemeye başlamış. Biri diğerine;

-Bu koyunu köpek s.kmiş, demiş.

Çorbayı içmeye başlamışlar. Bu kez öteki diğerine;

-Evde regl kadın var, demiş.

İkisi bir ağızdan;

-Adam da o.rospu çocuğu, demişler.

Bunları duyan adam, sinirle koşarak kasaba gitmiş.

-Kasap efendi, senin bana sattığın koyunu köpek s.kmiş, diye bağırmış.

-Yok yahu, olur mu öyle şey, o koyunun annesi ölünce, onu bizim köpek emzirmişti, demiş.

Bu cevaptan sonra adam eve gelmiş ve karısını yanına çağırmış.

-Hanım sen regl mi oldun?

-Yok bey, daha günü gelmedi ki, demiş.

Kızını çağırmış ve ona sormuş. Israr edilince kızı utana sıkıla,

-Evet baba, regl oldum, demiş.

Duydukları karşısında şoka giren adam, koşarak annesinin evine gitmiş.

-Anne ben o.rospu çocuğu muyum?

-Valla oğlum, aslında senin baban karşı köyden başka biri, demiş.

Adam yıkılmış bir halde eve geri dönmüş. Filozof kardeşlerin yanına gelmiş, oturmuş.

-Kusura bakmayın ağalar, sizi kapıdan dinledim. Söylediklerinize sinirlenip, araştırdım. Nereden bildiniz bunca şeyi, merak ediyorum, diye sormuş. Filozof kardeşler cevap vermiş;

-Yemeğin içindeki et köpeksi kokuyordu. Koyunu köpek s.kmiş olabilir.

-Çorbanın içine ekmek atınca normalde dağılır, ama senin çorbada ekmek toparlandı. Yani evde regl kadın var.

-Peki, benim o.rospu çocuğu olduğumu nasıl anladınız?

-Bunu bilmeyecek ne var, misafirini sofrada bırakıp giden adama o.rospu çocuğu denir…

Fasulye Doktoru

İletişim için:

Yazar: fasulyedoktorum@gmail.com

Editör: editor@objedergi.com

 

 

 

 

İlgili Makaleler

İçeriğe yorumunuzu yazabilirsiniz.

Başa dön tuşu
%d blogcu bunu beğendi: