Bahçıvan Grup
Aziz'in DünyasıGeziKÜLTÜR

Hong Kong Tütsü Limanı Bölüm.7 – Hong Kong Sanat Festivali

XI
Hong Kong’da beğendiğim bir diğer yan ise sanata olan aşırı ilgi. Şehrin mütemadiyen her meydanı, üst geçidi ve alışveriş merkezi gibi yayaların yoğun kullandığı mekanlar galeriye dönüştürülmüş. Sanatsal etkinliklere davet eden billbordlar, metrodaki panolar, hayatı high tech boyutta yaşayan, ama asla ondan kopmayan insanlarını güzel tarif ediyor aslında. Hong Konglular teknolojik bakımdan adeta Japonya ile yarışıyorlar.

Uzakdoğu Asya’daki Japonya hayranlığını ilk kez Hong Kong’da görmedim. Tayland’ın başkenti ve gözde turizm destinasyonlarından biri olan Bangkok’ta da görmek mümkün. Taylandlılar, Japon markalı ürünleri severek tüketiyorlar ve ülkelerinin Japonya gibi olmasını diliyorlar.

Japonya hayranlığı Hong Kong’da da üst seviyede. 1941-1945 arası Japon işgaline uğrayan Hong Konglular, Japonların ağır işkencelerine ve işlemlerine maruz kalmış. Japonların şehre uyguladığı blokaj nedeniyle kıtlık, açlık ve susuzluk en ağır biçimde yaşanmış. İnsanlar açlıktan artık birbirini yer olmuş. Çince yasaklanmış, Japon okulları açılmış. Uzakdoğu’nun, hatta dünyanın en gaddar sömürgesi Japonlar. İzlediğim bir belgeselde şöyle bir iddia vardı:


“Kore İmparatorluğu, onlarca yıldır Japon İmparatorluğu’nun korkulu rüyası oldu. Japonlar, Korelileri zayıflatmak ve etkisi altına alabilmek için Kore Savaşı’nın çıkması için Kore’de fitne yayıp, kardeşi kardeşe kırdırdı ve sonunda Kuzey ve Güney diye ayrılmalarına çanak tuttu. Daha doğrusu Kore’yi ikiye böldü ve böldürdü”.


Bu iddia ne kadar doğru bilmiyorum, ama Kuzey Kore’nin ikide bir Japonya üzerinden füze atması, ezeli düşmanlarının Japonya olduğunu gösteriyor. Hong Kong’da da durum aynı. Japonya’ya hayranlık var ama temkinliler. İşgal esnasında yaşananları hayatta kalanlar nesillere aktarmış. Ama yine de Tayland, Güney Kore gibi Hong Kong da bence celladına aşık olmuş.

1945 yılında yeniden İngilizlere geçen Hong Kong, büyük sanayi reformları yaparak hızla gelişmiş. Gelişmeye de devam ediyor. Sanatın her alanında da görülüyor bu gelişme. Kendi dilleri olarak kabul ettikleri Kantonca (geleneksel Çin dili deniyor; aslında Çin’in bir lehçesi) şarkılar, gösteriler sürekli yapılıyor.

Bu yıl 46.sı yapılan Hong Kong Sanat Festivali yoğun ilgi görüyor. Konserler, performans sanatları gibi sanatın birçok dalında etkinlik yapılırken, aynı zamanda dünyaca ünlü caz yıldızları da peşi sıra konser vermeye geliyor.

Bu yıl, 2018 Grammy ödüllerinde bu ödülü “Dreams and Daggers” albümüyle En İyi Caz Vokal Albümü kazanan
Cécile McLorin Salvant konsere geliyor bu festival kapsamında. Hong Kong’un en önemli sanat festivali olarak kabul ediliyor bu festival. Programda ayrıca Asya prömiyeri Hong Kong’da yapılacak olan Amerikan Bale Tiyatrosu’nun Whipped Cream gösterisi, Zürih Balesi’nin Anna Karenina balesi gibi dünyaca ünlü grupların gösterileri var. Dünyaca ünlü pop yıldızları da Hong Kong’u turnelerinin kapsamına almaya devam ediyor. Katy Perry, Witness Tour kapsamında şehirde konser verecek.

Hong Kong, sürekli aktif. Dünyada en aktif kentlerden biri oldu olacak. Her yönden kendini geliştiriyor. Tek geliştiremedikleri nokta ise maalesef tarım. Ekilmeye müsait arazinin yok denecek kadar olması nedeniyle gıdasının %95 gibi bir oranını ithal etmek zorunda. İçme suyu ihtiyacı Çin tarafından karşılanıyor. Markete girdiğinizde ürünlerin neredeyse hepsi ithal. Tarım yapamayan Hong Kong, dünyanın offshore cennetlerinin merkezi adeta. Parayla oynuyor.

Gez gez bitmiyor Hong Kong. Duyduğum kadarıyla en renkli pazarlarından biri North Point’teymiş. Bir sonraki sefere sakladım orayı birkaç yer ile birlikte.

“Ağabey, sen Central’ı gezdin mi? Mutlaka gezmen gerek” dedi kardeşim. Aklıma takıldı tabii. Atladım metroya gittim Central’a. Kendimi C çıkışından attım dışarı.

Dünyaca ünlü İtalyan markası Armani’nin kendine ait bir alışveriş merkezi var. Armani’nin çıkardığı tüm alt markaların burada butikleri var. Biraz dolaştım; bana çok snop geldi. Dışarı çıktım ve “Acaba Admiralty ne tarafta kaldı?” dedim kendime. Kafama göre başladım yürümeye.

Ara sokaklara girer girmez sadece kendimi değil aklımı da bıraktım orada. Rengarenk standlar kurulmuş. Her sokakta bir pazar. Birinden çıkıp diğerine girdim. Sevindirik olmuştum adeta. Birkaç parça bir şey aldım kendime ve yürümeye devam ettim. Yürüdüm, yürüdüm… Bir noktada metrodan çıktığım çıkışın önünde buldum kendimi. İki saate yakın bir süre dolandım ama meğerse daire çizmişim.

Bitti…

Önceki Bölüm Hong Kong Tütsü Limanı Bölüm.6 – Köpek Yılı Kutlamaları

Aziz Doğdu

Çevirmen – Gezgin

Sorular ve yorumlarınızı sayfanın altındaki iletişim kutusundan bize kolayca iletebilirsiniz.

İletişim için:

İnstagram: @azizdogdu

Yazar: azizdogdu@outlook.com

Editör: objedergi@gmail.com

İlgili Makaleler

İçeriğe yorumunuzu yazabilirsiniz.

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu
%d blogcu bunu beğendi: