Bahçıvan Grup
Fasulye DoktoruGeziKÜLTÜR

Antalya’da Mutlaka Görmeniz Gereken Tarihi ve Doğal Yerler

Antalya, her tarafından tarih fışkıran, doğal güzellikleriyle cenneti andıran ve turizm ve tarıma dayalı ekonomisiyle Akdeniz bölgesinin en güzel şehirlerinden biridir. Bu yazıda Antalya’da gezi severlerin rotasına giren belli başlı yerleri ele alacağız. Elbette bahsi geçen yerler dışında bir çok yer olmakla birlikte, Antalya merkez ve yakın çevresinde kısa mesafeli gezilecek yerler sayesinde, kısıtlı zamanda seyahatinizi daha eğlenceli hale getirebileceğinizi düşündüm.

Antalya Arkeoloji Müzesi

Binlerce yıl öncesine dayanan yerleşimi ve 2,5 milyonluk nüfusuyla Türkiye’nin beşinci kalabalık şehridir. Akdeniz bölgesinin turizm merkezi olan kentte çok sayıda antik kent bulunmaktadır. Yıllardır süren kazı çalışmalarından elde edilen heykel, lahit, çeşitli obje ve sikkeleri Antalya Arkeoloji Müzesinde görebilirsiniz.

Şehirde bir de Oyuncak Müzesi de bulunmaktadır. Müzeler yanı sıra fuar, çeşitli etkinlikler için ayrılmış alanlar ve kültür merkezleri bulunmaktadır.

Plajlar

Düzenli bir yerleşime sahip Antalya’nın yolları bakımlı ve caddeleri geniş olmakla birlikte, 640 km’lik sahil şeridi ile Türkiye’nin en önemli turizm kentidir. Sahilde kayalıklarla kesintiye uğrasa da 210 mavi bayraklı plajı bulunmaktadır. Şehir merkezinde Konyaaltı ve Lara plajlarından denize kolaylıkla girebilirsiniz. Konyaaltı plajı çakıl taşıyla kaplıyken, Lara kumlu bir plaja sahiptir. Her iki plajda çok sayıda işletme hizmet sunmaktadır. 2020 yılı itibariyle tek şezlong ve şemsiye ortalama 30-35 liradır.

Lara Plajı

Şehrin doğu yakasında bulunan Lara Plajı kumluk bir yapıda ve mavi bayraklıdır. Şehir içinde kaldığından toplu taşımayla veya aracınızla kısa sürede plaja ulaşabilir, kendinizi akdenizin ılık ve temiz suyuna bırakabilirsiniz. Plajda özel işletmelerin yanı sıra, belediyeye ait tesis bulunmaktadır. Fiyatları oldukça makul olup, temiz ve nezih bir tesis.

Dilerseniz kendi şemsiyeniz ve sereceğiniz bir havluyla özgürce denize girebilir, sonrasında duşunuzu alıp, üzerinizi değiştirerek şehre dönebilirsiniz.

Konyaaltı Plajı

Konyaaltı tarafında Arapsuyu Mahallesinde çok sayıda pansiyon bulunmaktadır. Buradan havlunuzu omuzunuza atıp, yürüyerek 10 dakikada plaja ulaşabilirsiniz. Belediyenin kiraya verdiği çok sayıda özel işletme bulunmaktadır.

Konyaaltı tarafında, sahilde Atatürk Parkı oldukça büyük ve içerisinde çeşitli eğlence mekanları hizmet vermektedir. Otoparkta 5 liraya aracınızı park ederek güzel bir akşam geçirebilir ve canlı müzik dinleyebilirsiniz. Ayrıca Konyaaltı plajının üst tarafında çok sayıda restoran mevcut. Ucuz olmamakla birlikte kaliteli birçok restoran bulabilirsiniz. Plajın en batısında bulunan Gülten Atar Ortaklar Kebapçısında çöp şişlerin tadına bakmanızda ısrar ediyorum.

Adrasan Koyu Plajı

Antalya şehir merkezinin batısında kalan Adrasan Koyu ve plajı mavi bayraklı olup, şehirden uzakta, kumluk, koyun sakinliğiyle çarşaf gibi duru ve cam gibi suyuyla denize girmek için ideal bir yer. Plaj boyunca bir çok işletme mevcut ve genelde köy usülü ağaçlar altında ahşap çardaklara yayılarak keyifli vakit geçirebileceğiniz ortamı var.

Şehir Merkezi

Kıyı boyunca yeşil alanlar oluşturulmuş olup, beton bisiklet ve toprak koşu pisti kesintisiz devam etmektedir. Bisiklet şehridir diyebiliriz. Şehrin merkezinde bulunan ormanlık alanda aileler piknik yapabilmektedir. Piknik alanında otopark bulunmaktadır.

Kaleiçi

Muratpaşa ilçesinde bulunan tarihi Kaleiçi semtinde oldukça eski ve korunmuş yapıları, ünlü Yivli Camii ve Saat Kulesini görebilir, ünlü taş merdivenlerden limana inerek denizi seyredebilirsiniz. Dar sokaklar ve cumbalı evler arasında birçok işletmede alkolle birlikte yemek yiyebilir, hafif müzik eşliğinde dostlarınızla güzel bir akşam geçirebilirsiniz.

Benim favorim Castle oldu. Hemen yanı başında bulunan limana ait tarihi kaleden aldığı ismi, sıcak Antalya havasına rağmen esintili terası, denize sıfır ve şehri ayaklarınız altına seren manzarasını çok seveceksiniz. Mekanda alkollü içecekler yanı sıra lezzetli yemekler de sunulmaktadır. Hafif müzik eşliğinde bağırmadan sohbet edebileceğiniz, kadın kadına veya tek başınıza da takılabileceğiniz elit bir yer.

Antalya’da nerde ne yenir diye arayınca karşıma çıkan Maydanoz Köfteyi denedim ve sunumu beni çok şaşırttı. Köfteler nefis lezzette olmakla birlikte, masa üstüne serilen muşamba üzerine serpiştirilen salata malzemelerine, üç metre yükseklikten sıkılan taze limonlu sunum epey eğlendirdi. Çatalla masa üstünde cebelleşirsiniz ve o sırada zaten doyarsınız gibime geliyor.

Üçkapılar ve Karaalioğlu Parkı

Antalya’nın çarşısından geçip, Kaleiçinde bulunan Karaalioğlu Parkı’na doğru yürürseniz, Tarihi Üçkapılar önünden denize ulaşabilir, devasa ağaçların, küçük meydanların ve yeşilliğin tadına doyabilirsiniz.

Karaalioğlu Parkı

Işıklarda bulunan Salman Pastanesinden dondurma yemeyi unutmayın. Hangi Antalyalıya sorsak dondurma Salman’da yenir diyecektir.

Antalya’nın nesi ünlü derseniz, piyazıdır. Gel gör ki, fırsat bulup yiyemedim. Bir dahaki sefere diyelim.

Kurşunlu Şelalesi

Antalya’nın kuzeyine doğru, Toros Sıradağları eteğinde, orman içinde birçok yayla ve şelale bulunmaktadır. Sahilde Düden Şelalesinin denizle buluştuğu yeri görmeyi, Kurşunlu Şelalesinin büyüleyici atmosferi ve balık dolu gölünü görmenizi tavsiye ederim. Kurşunlu Şelalesinde girişler 9 liradır, ücretsiz otopark ve çeşitli işletmeler bulunmaktadır. Tepe konumdan çayınızı yudumlayarak şelalenin serinliğinden ve doğanın güzelliğinden faydalanıp, huzur bulabilirsiniz.

Düden Şelalesi

Düden Şelalesini kaynağından görmek isterseniz araçla yarım saatlik bir gezinti ile ulaşır ve hiç de beklenildiği gibi dağlık bir yerde olmadığını görünce şaşırabilirsiniz. Şelalenin döküldüğü yerde bir mağara bulunuyor, film setini aratmaz fantastik bir mağara ve tavandan damlayan su sayesinde envai çeşit bitki ile kaplıydı. Düden Şelalesi giriş ücreti 2020 yılında 10 lira. Otopark mevcut ve giriş 10 lira.

Düden Şelalesi Bitiş Noktası

Düden Çayın’ın denize kavuştuğu yer oldukça dik ve yüksek bir kayalık olduğundan, burada ikinci şelale oluşmuştur. Çevre düzenlemesi yapılmış olup, etrafta hoşça vakit geçirebileceğiniz işletmelerin yanı sıra, belediyenin tesisleri bulunmaktadır. Belediyenin sosyal tesisinde özellikle balık yiyebilirsiniz.

Kral Havuzu ve Uçansu Şelalesi

Antalya’nın Serik ilçesinde, denizden 400 metre yükseklikteki Yukarı Uçansu ve Aşağı Uçansu şelaleleri ile zirvesindeki, 70 metreden dökülen sularla oluşan ‘kral havuzu’ olarak adlandırılan doğal havuzu görme şansım olmadı. Temmuz ortalarında artan kadına karşı şiddet olayları sebebiyle, tek başıma ormanlık, dağlık arazilerde gezmeyi göze alamadım. Bir sonraki geziye diyelim.

Antik Kentler

Antalyadaki çok sayıdaki antik kentten gezebildiklerim Aspendos, Olimpos, Perge, Phaselis ve Magydos oldu. Tarihi kayıtlarda M.Ö. 4. Yüzyıla kadar uzanan Magydos antik kenti, şehrin içinde kalması ve kalıntılarını şehrin yutması sebebiyle görecek pek bir şey kalmamıştı maalesef. Bir kısmı askeri kamp sınırlarında olduğundan, sadece limana ait olduğunu sandığım küçük bir taş duvarı görebildim.

Tek bir gezi planıyla bitirilemeyecek kadar görülecek yerleri olan Antalya’ya veda ederken, uçakta yeniden gitme planları yapmaya başlamıştım bile.

Antik Kentler konusunu başka bir yazıda anlatmak üzere, ayak bastığınız yerlerin güzelliğiyle büyülendiğiniz gezileriniz bol olsun dileklerimle…

Fasulye Doktoru

İletişim için:

Yazar: fasulyedoktorum@gmail.com

Editör: editor@objedergi.com

İlgili Makaleler

İçeriğe yorumunuzu yazabilirsiniz.

Başa dön tuşu
%d blogcu bunu beğendi: