Bahçıvan Grup
KÜLTÜRÖzlem YıldırımTarihYAZARLAR

1934’te Yazılan Akıl Almaz Kehanetler

25 Eylül 1934 tarihinde AKŞAM gazetesinde bir haber paylaşılıyor. O zaman ki geleceği gören habercimiz, 2000’li yıllara dair büyük kehanetlerde bulunuyor.

Ve işte ‘Geleceğe Dönüş ‘ filmlerini aratmayacak bu haber yazısını, noktasına virgülüne dokunmadan paylaşalım istedik.

Bakalım hangileri gerçek olmuş? Haber aynen şöyle:

“2000 yılında dünya nasıl olacak?
  • Gelecek nesiller saatte 1600 kilometre yol gidecek tayyarelere binecek.
  • Her ailenin radyo ile sinemayı birleştiren bir televizyon cihazı bulunacak.
  • Havai şimendiferler işleyecek.

FEN gittikçe ilerliyor. Her gün insan emeğini kolaylaştıran, yorucu işleri insan ellerinden alıp, makineye bırakılan icatlar çıkıyor. Bu gidişle istikbaldeki yaşayışımız ne suret kespedecek?

Gelecek nesiller saatte 1600 kilometre yol gidecek, 2700 metreye yükselecek tayyarelere ve her yüz kilometrede ancak 3,5 litre benzin yakarak, gene saatte 240 kilometre yapacak otomobillere bineceklerdir.

Türkiye’de, her ailenin radyo ile sinemayı birleştiren bir televizyon cihazı bulunacaktır.

Yeryüzünü esaslı vazifesi olan buğday yetiştirmeye tamamı ile hasredebilmek için şimendiferler havai hatla gökyüzünde işleyecektir. Yiyeceğimiz tamamı ise suni, kimyevi ve basit olacak, hap olarak alınacaktır.

İşte 2000 senesi için yapılan tahminler hep böyle.

Cenabıhak’ka şükredelim ki biz bugün vitamin, protein, vesaireyi hap halinde değil, ala pirzola, imam bayıldı ve ayva kompostosu olarak almaktayız.”

Akşam” ( 25 Eylül 1934)

Sevgili okurlar haber bu şekilde. Bizlerin bahsi geçen nesle tanıklık etmiş olduğumuzu göz önünde bulundurursak, hangilerini görme, yaşama şansına vasıl olduk derseniz, incelemekte fayda var derim.

Günümüzde yolcu uçakları saatte 1600 kilometreyi görmüyor diyebiliriz. En son BBC’nin 20 Şubat 2019 tarihinde ki haberine göre; Virgin Atlantic Havayolları’na ait bir yolcu uçağı, Los Angeles-Londra seferi sırasında, yüksek irtifadaki hava akımı sayesinde, saatte 1289 kilometreye çıkarak hız rekoru kırmış. Yani bu demek oluyor ki; rüzgarı arkasına almış uçmuş gitmiş, planlı bir hız değilmiş. Olsun yine de yaklaştık rakama sanki. Hem savaş uçaklarımızı düşünürsek, kehanet oldukça yaklaşmış, hatta tutmuş  gibi ne dersiniz?

Radyomuz ile sinemamız birleşti ki ne birleşme, hayatımızın merkezinde varlığını sürdürmeye devam ediyor. İşte burada gerçekten de nokta atışı yapmış.

Şimendiferler havai hatla gökyüzünde herhangi bir şeyi hasredebiliyor mu? Tarım ülkesi olarak bizim bildiğimiz tek şey, havadan tarlalara yapılan zehir uçaklarıyla ilaçlama.

Peki, ya yiyeceklerin hap olması hususu? İşte o gerçekleşmedi. İyi ki de gerçekleşmedi. Yemek yemek  zevktir, kültürdür. Türk Milleti olarak, bizim o eşsiz çeşitleriyle, sunumlarıyla, lezzetleriyle hazırladığımız sofralarımızdan vazgeçip, sadece hap ile karnımızı doyurabileceğimizi düşünebiliyor musunuz? Bizim önce gözümüz doyacak. Tamam açız da ne yiyeceğimizi  görmemiz, koklamamız lazım, karın doyurmak sonraki iş. Hap bizi bozar.

Derleyen: Özlem Yıldırım

İletişim

Yazar: ozlem.yildirim@objedergi.com

Editor: editor@objedergi.com

 

 

İlgili Makaleler

İçeriğe yorumunuzu yazabilirsiniz.

Başa dön tuşu
%d blogcu bunu beğendi: