Bahçıvan Grup
AKTÜELGündemSerbest YazılarSizin KaleminizdenYAZARLAR

Dünyayı A-semptomatikler Kurtaracak..!

Merhaba değerli dostlar. Ne kadar başka şeylerden bahsetmeye çalışsak da biliyorum ki, konu dönüp dolaşıp bir anda gündemi belirleyen, borsaları alaşağı eden, dövizleri fırlatan, büyük bir karadelik gibi her şeyi kendine doğru çeken namı değer ‘’Coronavirus’’, diğer orijinal adıyla ‘’Covid 19’’Kod adı ‘’Covid 19’’. Bir füze ismini andırıyor insana bu ad. Corona’nın CO’su,Virus’un VI’si ve hastalık anlamına gelen Disease’in D’si yan yana gelince bu ad çıkıyor karşımıza. Covid 19.19 ise 2019 ‘un kısaltması deniliyor. Bu ad 2019’da konulmuş demek ki. Adı küçük ama insanlık alemine yarattığı etkisi büyük. İlk başta insanın bedensel sağlığına, geri planda insanın ruhsal sağlığına ve kısa ve uzun vadede ise sosyal yaşam ve ekonomiye olan olumsuz etkisi söz konusu! Bu konuda karamsar olan insan sayısı azımsanmayacak kadar fazla. Bu virüs ne derecede bulaşıcı ise, insanlar arasındaki panik ve endişenin bulaşıcılığıda o derece fazla.

Amerikalı psikiyatristlerin bir söyleşisinde şu sözlere şahit oldum:

“Bu karantina günleri toplumda, bir yandan (Baby boom) bebek sayısındaki patlama, bir yandan ise (Divorce boom), yani boşanma sayısında patlama getirecektir”. Katılmamak elde değil! Tabi insanların akli dengelerine bir şey olursa, onun tamiri de gerçekten çok zor. Yani akıl sağlığımızı korumak son derece önemli.

Ben “zor da olsa”, bu olaya biraz iyimser bakmak istiyorum. Elbette her ülkede olduğu ve olacağı gibi, ‘’pik’’ grafikteki en yüksek değeri görme noktası yaşayacağız ancak, sonrasında düşüşe geçeceğine kesin gözüyle bakılıyor, tabi gereken önlem alınıp, bilinçli davranırsak! Bu bilinçle davranışlarımızı kontrol ettiğimizde, ikinci bir dalgadan da etkilenmeyeceğimiz bir gerçek. Bir diğer nokta ise; insanlara basit gibi gelse de bu virüs ailesi, sıcağı gördüğünde bir düşme noktasına geçecek ve biz de öyle olacağını umut ediyoruz. Yani bu yaz sonunda, salgında önemli ölçüde bir düşüş yaşanacaktır ve daha sonra kışın tekrar ortaya çıktığında, insanların bağışıklık sistemi buna karşı bir güç kazanmış olacak ve bunun diğer normal ‘’influenza’’ gripten pek bir farkı kalmayacaktır. Çoğu bilim adamlarının konuşmasından anladığım bu!

‘’Coronavirüs’’ün tarifinde şu yazıyor; Coronaviriade ailesinden, hayvan ailelerinde bulunan bir RNA virüsüdür. Solunum, sindirim ve boşaltım organlarını etkileyen virüs daha çok ilkbahar ve sonbahar aylarında etkindir.

Bu anlamda acil geliştirilmekte olan ilaçlar ve aşıları da göz ardı etmemek gerekir. Bunların beklenenden daha kısa sürede etkili olacağı kanaatindeyim. Bu ilaç ve aşıları, bir Covid 19 hastası “Zaten kaybedecek bir şeyim yok” diye tereddüt etmeden kullanıyor, denemeleri yapılıyor. Amerika, Rusya, Çin aşı ve ilaç geliştirdiklerini söylüyor. Türkiye’de de bu çalışmalar ivedilikle başlamıştır. Bunlar elbette ümit verici gelişmeler.

Bu A-Semptomatikler de ayrı bir fenomen. Toplumun %80 i A-Semptomatikmiş, yani çok az belirtiler hissetmekle beraber, pozitif olsalar bile önemli derecede hastalığı hafif geçiriyorlar. Keşke insanların %100 üne test uygulanabilse de şu A-Semptomatikler etrafa farkında olmadan virüs yayıp durmasalar…! Aslında bunlar bir bakıma hasta olmalarına rağmen, eve hapis ve toplumdan izoleler. Benim elimde olsa bunlar için özel tesisler açardım. A-Semptomatik kafeler, barlar, restoranlar, jimnastik salonları vs… Bari gitsinler orada sosyal olsunlar, eğlensinler. Nasıl olsa birbirlerine bulaştırma riskleri de olmaz:))

Bu işin şakası ama, gönül istiyor ki; bu salgın olayı bittiği zaman, insanlık bundan gereken dersi alır. Şimdiden zorunlu olarak toplumda kaba davranan insanların sayısı azaldı, birbirlerine yaklaşma konusunda ve gereken sosyal mesafeyi koruma konusunda daha da bilinçlendi. Sokakta yürürken sağa sola çarpan, toplumda kaba davranış gösteren insan örnekleri yok artık. Doğa, insanların zararlı etkilerinden aşamalı olarak kurtulmaya ve kendini yenilemeye başladı. Otomobil ve ulaşım araçları minimum seviyede kullanılıyor. Bu vesileyle sera gazı salınımı önemli derecede azaldı. Doğadaki hayvanlar da insanların kendilerine uyguladığı zulümden azda olsa kurtuldu.

İnsanlar akrabalarının, dostlarının, arkadaşlarının ve tüm sevdiklerinin gerçekte kendileri için ne derece önemli olduğunu anladı. Belki fiziksel olarak birbirinden ayrı düştüler, ama sosyal medya ve iletişim kanallarıyla birbirlerine daha da yakınlaştılar. Bu virüs insanlık alemine herkesin ve her şeyin eşit bir şekilde dünyayı paylaştığını hatırlattı. Umuyorum ki; insanlar birbirlerine ve tabiata gönül bağıyla sımsıkı bağlanır ve insan sevgisinin en üst düzeyde yaşandığını gördüğümüz günler yaşarız. Tabiat ve insan sevgimizin artması dileklerimle, sözlerime burada son veriyorum. Bu geçirdiğimiz olumsuz günlerde sizlerden ricam,

“Aman akıl sağlığımızı muhafaza edelim”.

Sevgiyle ve sağlıcakla kalın dostlar……

MEHMET İNAN

İlgili Makaleler

İçeriğe yorumunuzu yazabilirsiniz.

Başa dön tuşu
%d blogcu bunu beğendi: