Bahçıvan Grup
AKTÜELGündemÖzlem YıldırımYAZARLAR

BİLGİSAYAR FİLLO – Anneler günü nasıl ortaya çıktı?

Bugün mayısın ikinci pazarı, yani Anneler Günü. Her yıl mayıs ayı gelir, herkesi bir telaş sarar, bu pazar mı? Evet evet bu pazar. Yok öbür pazar.

Evet bugün, 10 Mayıs Pazar. Anneler Günü bugün. Pandemi devam ediyor, bu Anneler Günün de evdeyiz.

Anneler Günü Kutlaması Nasıl Başladı?

Anneler Günü kavramı, bir çoğumuzun da bildiği en yaygın ve kabul gören hikaye ile ABD’de yaşayan Anna Jarvis’in kaybettiği kendi annesi için 1908 yılında başlattığı anma günü ile başlamıştır. Anna önce babasını kaybetmiştir. Babasını kaybettikten sonra annesiyle birlikte yaşamaya başlarlar. 3 yıl sonra annesini de kaybeder Anna. Bir rivayete göre, birlikte yaşamış olmalarına rağmen, annesinin ona yeterli ilgili gösterememiş olmasından da yakınır.

Annesinin ölümünden 2 yıl sonra annesinin öldüğü gün, yani mayısın ikici pazarı evde arkadaşlarına bir davet verir. Zamanla, annesi için verdiği anma töreni bir gelenek haline gelir. 1914 yılından itibaren tüm ülkede Anneler Günü olarak kutlanmaya başlar.

Hoş kapitalizmin etkisiyle, ticari anlamda durumu fırsata çevirmeye çalışanlarla, Anna yıllarca hukuki mücadele vermiş olsa da ne yazık ki önüne geçemez. Anna Anneler Günü kavramını tüm dünyaya yayan kişi olmasına rağmen, hiç evlenmemiş ve anne olamamıştır.

1955 yılından bu yana ülkemiz de Anneler Günü kutlanmaktadır.

Annelik sayfalarca yazılacak bir kavram. Bana göre anneliğin kutsallığı çocuktandır. ‘Cennet annelerin ayakları altındadır’ evet doğrudur ama o cenneti seren evlattır. Çünkü o küçücük fasulye, anne olarak bizi seçmiştir, bizi o kutsallığa layık görmüştür.

Anne demek, her ne olursa olsun yavrusundan asla vazgeçemeyeceğini yavrusuna hissettirmektir. Anne küsmez, anne sevmekten bıkmaz, özlerse arar, aramıyorsun diye evladına sırt çevirmez, istese de yapamaz. Anne kendine iyi bakmak zorundadır, güçlü olmalıdır. Anne her durumda ayakta durabilendir. Korkuyorsa bile evladına, ‘korkma ben yanındayım’ diye sarılabilendir. Evladının canı yanınca, kalbi sökülürcesine acıyandır. Sonsuz sevgidir, güvendir.

Annelik, onun ilk nefesinden, senin son nefesine kadar hep artarak büyüyen bir sevgi selidir. O uyurken başında içinden binlerce kez şükretmektir. Anne evladını kimselere layık göremeyendir. Annenin gözünde evladı benzersizdir, en güzeldir, farklıdır, büyümeyendir. Annelik ne yazmakla biter, ne konuşmakla. Annelik yaşayarak anlaşılır.

Öncelikle anne olmak için illa doğurmuş olmak gerekmiyor. Yüreği sevgiyle, iyilikle dolan, sokaktaki bir çocuğun başını okşayabilen, sadece kendi çocuğuna değil, başka çocuklara da aynı şefkatle bakabilen sahiplenen, belki de anneliğini, sahiplendiği bir hayvana gösteren, ona bakan, büyüten, onu sarmalayan kişidir anne. Hatta belki hiç anne olmamıştır, ama gün gelir annesine, babasına, zor durumda ki eşine, çocuğu gibi bakarken kendini bulan kişidir anne. Annelik duygusu kadına doğuştan verilen bir istisnadır. Sen bu duygunu  kime kullanırsan kullan fark etmez. Annesindir.

Bilgisayar Fillo

Madem bugün Anneler Günü benim de elime yazmak gibi güzel bir fırsat verilmiş izninizle biraz kendime torpil geçeyim. Bundan sonraki cümlelerim 6 aydır göremediğim çok özlediğim anneme, Anneler Günü hediyem olsun.

Filiz, benim annem. Sizlerin de annenizin olduğu  gibi, dünyanın en güzel, en iyi annesi. Benim gördüğüm en güzel kadın. Beni ve kardeşimi, bulunduğu şartlara göre, en iyi şekilde yetiştirmeye gayret etmiş. Sevgisini göstermekte hep cömert olmuş. İki kızını o kadar eşit sevgiyle büyütmüş ki, kardeş kıskançlığı bilmemişiz. Birimizin başarısında, diğerini kucaklayıp birlikte alkışlamış, biri üzgünse ötekini de yanına almış, teselliye koşmuş.

Bilgisiyle, kültürüyle, yetenekleriyle, asaletiyle herkesi kendine hayran bırakan, kendini geliştirmekten, üretmekten asla vazgeçmeyen, herkesin Bilgisayar Fillo’su.

Küçücük bir çocukken başlamış okumaya. Her boş vaktinde gazeteleri, hatta ansiklopedileri sayfa sayfa okurmuş. Bilmişlik taslamadan, gerçekten her konuda bilgi sahibi olunca, aile de herkes, her şeyi ona sormaya başlamış. Üstüne üstlük ona ‘Bilgisayar Fillo ‘diye bir de lakap takmışlar. Her anne evladına özeldir, benim ki de o hesap anlat anlat, bitmez.

Ama bana öğüt verdiğini hiç hatırlamıyorum. O bize öğüt vermez, nasıl olmamızı istiyorsa, bize öyle davranırdı. Çünkü biliyordu ki, her çocuk ailesinin aynasıdır.

Sesi de güzeldir. Sabah, ‘kahvaltı hazır’ diye seslenir, kalkmadığımı görünce, odama, uyandırmak için girdiğinde söylediği dilinde ki o şarkı;

Bekledim de gelmedin,hiç mi beni sevmedin?

Sonra devam eder;

Bir öpücük ver bana, yalvarıyorum sana

Beni kucaklasana, kollarına alsana

Söyle söyle hiç mi beni sevmedin?

Yatağa oturur, işte o an dayanamaz yataktan çıkar sarılıveririm. Böyle güzel sever hep.

Çocukluğumdan beri hep en beğendiğim kadın. Küçüktüm, o makyaj yapar, ben izlerdim. Evden çıktığı an yatak odasına dalar,  kıyafetlerini giyer,  makyaj yapar onun gibi gezinirdim evde. Anlardı mutlaka, ama hiç fark ettirmedi anladığını. Okuluma gelirdi, sınıfın kapısını tıklayışından anlardım onun geldiğini. Başka tıklardı kapıyı, güm güm vurmaz, alyansıyla çalardı kapıyı kibarca. Sınıfa girerdi. Kırmızı ojeleri, makyajı, dalgalı saçları, en şık kıyafetleriyle enerjisi sarardı sınıfı. Özlem’in annesi geldi, diye fısıldamalar başlardı. Of ne keyifti be!

Anneciğim, şimdi ben de anneyim. Senin, beni sevdiğin şekilde seviyorum oğlumu. Sayısız kitap okuyorum annelikle ilgili, ama sensin asıl rehberim, kitaplar küçük ayrıntı. İyi ki annemsin. Anneler Günün kutlu olsun.

Bugün anneler günü, bırakın, yok ticarete dönmüş, yok kapitalizmin oyunlarıymış. Yıl da bir kez kutlanıyor, kutlayın içinizden geldiğince. Hediye, çiçek her neyse alabilen alsın. Görebilen sarılsın en sıkısından. Anne sadece doğuran değil dedik, kimi annesi hissediyorsa ona versin bir selam. Arayabilen arasın. Annesi bu dünyadan göç eden gökyüzüne bir selam çaksın.

Oğlum, sana da teşekkür ederim. Sayende benim de günüm bugün.

Anneler Günüm kutlu olsun!..

Anneler Gününüz kutlu olsun!..

Özlem Yıldırım

Yazar: ozlem.yildirim@objedergi.com

Editor: editor@objedergi.com

 

İlgili Makaleler

İçeriğe yorumunuzu yazabilirsiniz.

Başa dön tuşu
%d blogcu bunu beğendi: